İstanbul Bilgi Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Başar Aka, Mekatronik Mühendisleri Odası’nın kurulması hakkında makale hazırlamıştır. Makale dosyasına erişmek için tıklayabilirsiniz.
Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Başar Aka görüşlerini şu şekilde dile getirmiştir:
Özet Ana tez Bu metin, Mekatronik Mühendisleri Odası kurulması yönündeki görüşü yalnızca mesleki temsil talebi olarak değil, modern mühendislik pratiğinin tarihsel dönüşümüne verilen kurumsal bir yanıt olarak ele almaktadır. Otomotiv, dijital görüntüleme, robotik, akıllı üretim, yapay zekâ ve küresel mühendislik rekabetine ilişkin veriler; modern makinenin artık yalnızca mekanik bir düzenek değil, sensörler, eyleyiciler, mikrodenetleyiciler, gömülü yazılım, kontrol algoritmaları ve veri işleme bileşenleriyle birlikte çalışan bir mekatronik sistem olduğunu göstermektedir. Metnin temel tezi şudur: teknolojik gelişme daha az uzmanlaşma değil, daha nitelikli ve daha kurumsal uzmanlaşma gerektirir. Mekatronik mühendisliği; makine, elektrik-elektronik, kontrol ve bilgisayar mühendisliğinin basit bir toplamı değildir. Modern makineyi bir bütün olarak kavramaya çalışan, mekanik tasarımı elektronik algılama, gömülü kontrol, yazılım, veri işleme ve sistem entegrasyonu ile aynı tasarım döngüsü içinde ele alan bağımsız bir mühendislik formasyonudur. Bu nedenle mekatronik mühendislerinin mesleki yetkinliklerinin, görev sınırlarının, sürekli mesleki gelişim standartlarının ve kamusal temsil mekanizmasının tanımlanması Türkiye açısından akademik, endüstriyel ve stratejik bir ihtiyaçtır.
Makine değiştiyse mühendislik de değişmelidir Bir meslek odası tartışması ilk bakışta idari veya hukuki bir mesele gibi görülebilir. Oysa Mekatronik Mühendisleri Odası meselesi, bundan çok daha temel bir soruya dayanır: Bugünün makineleri hâlâ yirminci yüzyılın başındaki makineler midir? Eğer makinenin doğası değiştiyse, mühendislik eğitiminin, meslek pratiğinin ve kurumsal temsilin aynı kalması beklenemez. Klasik makine mühendisliği, tarihsel olarak kuvvet, hareket, enerji, malzeme, imalat ve mekanik bileşenler üzerinde yükselmiştir. Bu bilgi hâlâ gereklidir; ancak modern cihaz ve makinelerde belirleyici katman giderek algılama, kontrol, yazılım, veri işleme, yapay zekâ ve entegrasyon katmanına kaymaktadır. Otomobil motoru hâlâ mekanik enerji üretir, fakat motor yönetimi sensörler ve ECU tarafından yürütülür. Fren hâlâ mekanik ve hidrolik bir sistemdir, fakat ABS ve ESP olmadan modern güvenlik fonksiyonu tamamlanamaz. Fotoğraf makinesi hâlâ optik ilkelere dayanır, fakat görüntüyü film kimyası değil CCD/CMOS sensör, işlemci ve yazılım üretir. Robot kol hâlâ rijit cisim dinamiğine uyar, fakat performansı gerçek zamanlı kontrol, algılama, güvenlik ve yapay zekâ algoritmaları belirler.
Bu nedenle makalenin ana yaklaşımı şudur: Mekatronik Mühendisleri Odası önerisi, mevcut mühendislik disiplinlerine karşı bir yetki mücadelesi olarak değil, modern mühendislik ürününün doğasına uygun bir uzmanlaşma ve verimlilik meselesi olarak değerlendirilmelidir.
Yarı iletken devrimi ve modern makinenin elektronikleşmesi Modern mekatronik dönüşümün arkasında yarı iletken teknolojilerinin yükselişi vardır. Transistor, entegre devre, görüntü sensörü ve mikroişlemci; mekanik sistemlerin elektronik olarak izlenmesini, kontrol edilmesini ve giderek yazılımla tanımlanmasını mümkün kılmıştır. Burada “silikonun icadı” yerine daha teknik ve doğru bir ifade olarak “yarı iletken elektroniğin ve silikon tabanlı mikroelektroniğin yükselişi” kullanılmalıdır; çünkü ilk transistor ve ilk entegre devre örnekleri germanium tabanlıdır. Buna rağmen silikon teknolojisi, daha sonraki entegre devre ve mikroişlemci endüstrisinin temel taşı hâline gelmiştir.
Bu tarihsel zincir, modern makinenin neden giderek mekatronik bir karakter kazandığını gösterir. Elektronik bileşenler başlangıçta mekanik sisteme eklenen yardımcı parçalar gibi görünürken, zaman içinde sistem davranışının merkezine yerleşmiştir. Bugün birçok makinede performans, yalnızca dayanım veya kinematik tasarım ile değil, sensörlerden alınan verinin doğruluğu, kontrolcü mimarisi, yazılım güvenilirliği, karar algoritması ve sistem entegrasyonuyla belirlenir.
Otomobil: mekanik araçtan yazılım kontrollü mekatronik sisteme Otomobil, bu dönüşümü sayısal olarak izlemek için en güçlü örneklerden biridir. Geleneksel otomobil motor, şasi, aktarma organları, süspansiyon ve fren gibi büyük ölçüde mekanik alt sistemlerin toplamı olarak ele alınabilirken; modern otomobil çok sayıda ECU, sensör, haberleşme ağı ve yazılım katmanı tarafından yönetilen bir siber-fiziksel sistemdir.
Bu tablo “araçtaki mekanik parça oranı şu kadar azaldı” şeklinde okunmamalıdır. Daha doğru yorum şudur: otomobilin işlevsel değeri, güvenliği, regülasyon uyumu ve kullanıcı deneyimi içinde elektronik ve yazılım bileşenlerinin payı dramatik biçimde artmıştır. Emisyon kontrolü, elektronik yakıt enjeksiyonu, ABS, ESP, hava yastığı, adaptif hız kontrolü, batarya yönetimi, bağlantılı araç fonksiyonları ve otonom sürüş gibi alanlar, mekanik sistemi yalnızca fiziksel bir düzenek olmaktan çıkarıp elektronik ve yazılım kontrollü bir sistem hâline getirmiştir.
Bu veriler, otomobil mühendisliğinin artık yalnızca motor, şasi ve aktarma organları tasarımı olarak görülemeyeceğini gösterir. Modern araç, klasik makine mühendisliğini dışlamaz; fakat onu elektronik, gömülü yazılım, kontrol teorisi, haberleşme protokolleri, güvenlik ve yapay zekâ ile birlikte yeniden yorumlar. Bu bütünleşik bakış, mekatronik mühendisliğinin doğrudan konusudur.
Fotoğraf makinesi: optik-mekanik/kimyasal sistemden dijital görüntüleme sistemine Fotoğraf makinesi dönüşümü, modern cihazların mekanik ve kimyasal temelden elektronik ve yazılım temeline kayışını gösteren yalın bir örnektir. Filmli fotoğraf makinesi; optik sistem, mekanik perde/deklanşör, film ilerletme mekanizması ve kimyasal film emülsiyonu üzerine kuruluydu. Dijital fotoğraf makinesi ise optiği korumakla birlikte görüntü kaydını CCD/CMOS sensöre, analog-dijital dönüştürmeye, işlemciye, belleğe ve yazılıma devretti.
Referans: CIPA, “Total Shipments of Cameras and Interchangeable Lenses” tablosunda toplam kamera, film kamera ve dijital kamera sevkiyatlarını “1000 pcs.” birimiyle vermektedir. Dijital payı, dijital kamera sevkiyatının toplam kamera sevkiyatına bölünmesiyle hesaplanmıştır. URL: https://www.cipa.jp/stats/documents/common/cr200.pdf
1999’da toplam kamera sevkiyatının yalnızca %13,1’i dijital iken 2007’de bu oran %99,2’ye ulaşmıştır. Bu, neredeyse bir on yıl içinde optik-mekanik/kimyasal cihaz mimarisinin büyük ölçüde yarı iletken sensör, işlemci ve yazılım tabanlı bir mimariye dönüştüğünü göstermektedir. Cihazın optik ve mekanik karakteri ortadan kalkmamış, fakat sistem davranışının merkezi elektronik algılama ve dijital işlemeye kaymıştır.
Eğitim ve mesleki pratik: mekanik bakış açısının sınırları Modern makine ve cihazlar mekatronikleşirken eğitim programlarının ve mesleki yetkinlik tanımlarının da aynı dönüşümü izlemesi gerekir. Buradaki argüman makine mühendisliğinin değerini azaltmak değildir. Aksine, mekanik bilginin modern ürünlerde ancak elektronik, kontrol, yazılım ve veri işleme ile birlikte anlam kazandığını vurgulamaktadır.
Bu ayrım önemlidir. Çünkü akademik akreditasyon mantığı içinde mekatronik, makine mühendisliğinin yalnızca bir seçmeli dersi veya alt uygulaması gibi değil; mekanik sistemleri elektronik, kontrol, bilgisayar bilimi, sensör/eyleyici ve gömülü kontrolcü bilgisiyle birlikte ele alan ayrı bir program ölçütü olarak tanımlanmaktadır.
Bu veriler makine ve imalat mühendisliğinin bile kendi içinde yapay zekâ, otomasyon, simülasyon, dijital üretim ve disiplinler arası beceriler yönünde güncellenme baskısı altında olduğunu göstermektedir. Mekatronik mühendisliği ise bu dönüşümü yan unsur olarak değil, doğrudan kendi çekirdek formasyonu olarak ele alır.
Robotik ve akıllı üretim: gerçek zamanlı kontrol, sensör füzyonu ve sistem entegrasyonu Robotik sistemler, mekatronik mühendisliğinin neden ayrı bir formasyon gerektirdiğini en açık biçimde gösterir. Bir robot kolun mekanik yapısı önemlidir; ancak robotun endüstriyel değeri algılama, kontrol, güvenlik, programlama, insan-robot etkileşimi, yapay zekâ ve entegrasyon katmanlarıyla belirlenir.
Bu tablo, mekatroniğin yalnızca “mekanik üzerine elektronik ekleme” olmadığını gösterir. Modern robotik, sistemin nasıl algıladığını, nasıl karar verdiğini, nasıl hareket ettiğini, çevresiyle ve insanla nasıl güvenli etkileştiğini birlikte tasarlamayı gerektirir. Bu nedenle mekatronik mühendisinin eğitimi ve mesleki yetki alanı gerçek zamanlı kontrol, sensör füzyonu, gömülü yazılım, otonom planlama, güvenlik, doğrulama ve entegrasyon kavramları etrafında tanımlanmalıdır.
Klasik makine elemanlarından sistem entegrasyonuna Makine mühendisliğinin tarihsel çekirdeğinde dişli, rulman, yay, bağlantı elemanı, kaplin, redüktör ve benzeri makine elemanlarının tasarımı yer alır. Yirminci yüzyılın başlarında ve ortalarında mühendis, çoğu zaman bu elemanları sıfırdan hesaplamak, üretmek veya imalat yöntemine göre yeniden boyutlandırmak zorundaydı. Günümüzde bu bilgi hâlâ önemlidir; ancak birçok uygulamada bu elemanlar standartlaştırılmış, kataloglanmış ve uzman tedarikçiler tarafından yüksek çeşitlilikte sağlanabilir hâle gelmiştir.
Bu tablo makine elemanları bilgisinin önemsizleştiği anlamına gelmez. Aksine, bu bilginin niteliği değişmiştir. Dişli kutusu, rulman veya yay seçimi hâlâ mühendislik kararıdır; fakat modern sistemde asıl güçlük çoğu zaman bu parçaların sensörler, eyleyiciler, kontrolcü, güç elektroniği, yazılım, güvenlik mantığı ve veri akışıyla birlikte çalıştırılmasıdır. Mekatronik mühendisliği bu entegrasyon problemini merkezine alır.
Küresel teknoloji rekabeti: sayı, hız ve uzmanlaşma Mekatronik Mühendisleri Odası ihtiyacı yalnızca Türkiye içindeki meslek örgütlenmesi bağlamında değerlendirilmemelidir. Çin, Hindistan, İran ve benzeri ülkeler, yükseköğretim kapasiteleri, mühendislik ve bilim mezunu sayıları, Ar-Ge ve patent göstergeleriyle küresel teknolojik rekabette giderek daha belirgin aktörler hâline gelmektedir. Bu rekabet ortamında Türkiye’nin mühendislik mesleklerini daha genel başlıklar altında eritmesi değil, hızla gelişen uzmanlık alanlarını tanıması ve kurumsallaştırması gerekir.
Bu tablo, teknoloji rekabetinin artık yalnızca ucuz üretim veya büyük pazarla belirlenmediğini gösterir. Ar-Ge kapasitesi, patent üretimi, yapay zekâ, robotik, gömülü sistemler, akıllı üretim ve nitelikli mühendislik insan kaynağı ülkelerin stratejik üstünlük araçları hâline gelmiştir. Türkiye’nin bu rekabette yer alabilmesi için mekatronik gibi hızla gelişen alanlarda yalnızca akademik programlar değil, mesleki standartlar ve kurumsal temsil mekanizmaları da oluşturması gerekir.
Matbaa, hattatlar ve teknolojik geçişlerin yanlış okunması Teknolojik dönüşümler her dönemde meslekî endişeler doğurmuştur. Matbaanın Osmanlı dünyasında geç yaygınlaşması etrafındaki tartışma bunun tarihsel örneklerinden biridir. Bu konuda dikkatli olmak gerekir: Osmanlı’da matbaanın gecikmesini yalnızca “hattatlar işsiz kalacak diye engelledi” şeklinde açıklamak akademik olarak fazla basitleştirici olur. Literatür; yazma kültürünün prestiji, dinî metinlerin aktarım biçimleri, okuryazar pazarın sınırlılığı, estetik ve teknik sorunlar, ekonomik çıkar grupları ve farklı toplulukların farklı matbaa tecrübeleri gibi birçok etkeni birlikte tartışır. Bununla birlikte hattat, müstensih ve yazma üretimi etrafındaki geçim kaygılarının bu tartışmada yer aldığı da açıktır. Buradan çıkarılması gereken ders, teknolojik yeniliğin eski meslekleri yalnızca yok ettiği değil; aynı zamanda yeni meslekler, yeni uzmanlıklar ve yeni üretim zincirleri oluşturduğudur.
Bu tarihsel örnek, mekatronik tartışması açısından öğreticidir. Matbaa, hattatlık ve müstensihlik etrafındaki iş kaybı endişesini bütünüyle haksız kılmamıştır; fakat uzun vadede dizgicilik, matbaacılık, mürettiplik, tashih, editörlük, yayıncılık, ciltçilik, kitapçılık, kütüphanecilik, arşivcilik, kataloglama ve bilimsel dolaşım gibi çok sayıda daha özelleşmiş faaliyet alanı doğurmuştur. Teknolojik dönüşümün sağlıklı okunması, “kim hangi yetkiyi kaybedecek?” sorusundan çok “hangi yeni uzmanlıklar, hangi verimlilik ve bilgi dolaşımı imkanlarını yaratacak?” sorusunu gerektirir.
Tarihsel analojiden çıkarılacak ders Mekatronik Mühendisleri Odası önerisi de bu çerçevede okunmalıdır. Bu öneri, makine, elektrik-elektronik veya bilgisayar mühendislerinin alanını daraltmak için değil; modern cihaz ve makine ekosisteminin fiilen oluşturduğu yeni uzmanlık zincirini tanımak, standartlaştırmak ve verimli hâle getirmek için gündeme gelmektedir.
İş bölümü, fikirlerin birleşmesi ve uzmanlaşmış meslek odaları
Medeniyetin gelişmesinde iş bölümü, yani division of labor, merkezi bir ilkedir. Adam Smith’in iğne fabrikası örneği, üretkenliğin yalnızca bireysel beceriden değil, işin anlamlı parçalara ayrılması ve her parçanın uzmanlaşmış kişilerce yürütülmesinden doğduğunu gösterir. Matt Ridley’nin “fikirlerin çiftleşmesi” metaforu da benzer bir noktaya işaret eder: ilerleme, insanların ve kurumların her şeyi kendi başlarına yapmasından değil, uzmanlaşmış bilgi ve becerilerin birbirleriyle temas etmesinden doğar.
Bu düşünce basit bir örnekle açıklanabilir: Her insan kendi ekmeğini pişirebilir veya kendi kıyafetini dikmeyi öğrenebilir; fakat bu durum fırıncılık ve terzilik gibi meslekleri gereksiz kılmaz. Aksine, medeniyetin gelişmesi tam da bu tür uzmanlaşmaların kurumsallaşmasıyla mümkün olmuştur. Aynı mantık mühendislik için de geçerlidir. Bir makine mühendisi belirli ölçüde elektronik veya kontrol bilgisi edinebilir; bir elektrik-elektronik mühendisi belirli ölçüde mekanik sistemlerle çalışabilir; bir bilgisayar mühendisi gömülü yazılım geliştirebilir. Ancak modern bir robotik sistemin, akıllı üretim hattının, otonom aracın, medikal cihazın veya yapay zekâ destekli kontrol sisteminin tasarımı, bu alanların yalnızca yan yana getirilmesini değil, baştan itibaren bütünleşik olarak kurgulanmasını gerektirir. Bu nedenle doğru hedef daha az meslekî uzmanlık veya daha genel odalar değildir. Hızla gelişen teknolojilerin öğrenilmesi, öğretilmesi, uygulanması, denetlenmesi ve etik sorumluluk içinde geliştirilmesi için daha nitelikli, daha uzmanlaşmış ve daha güncel mesleki yapılara ihtiyaç vardır. Mekatronik mühendisliği bu uzmanlaşma çizgisinin doğal sonucudur.
Mekatronik Mühendisleri Odası için akademik ve mesleki gerekçe Mekatronik Mühendisleri Odası, mevcut mühendislik odalarına rakip olarak değil, onların tarihsel olarak kapsamakta zorlandığı yeni bir sistem mühendisliği gerçekliğinin tamamlayıcı kurumsal karşılığı olarak değerlendirilmelidir. Modern mekatronik mühendisinin yetkinlik alanı, klasik mekanik veya elektronik tasarımın tek başına ötesine geçmektedir.
Mekatronik mühendisinin ayırt edici yetkinlik alanları * Mekanik sistemleri sensör, eyleyici, mikrodenetleyici ve gömülü yazılımla birlikte tasarlama. * Gerçek zamanlı kontrol, kapalı çevrim sistemler, hareket kontrolü ve hassas konumlandırma uygulamalarını geliştirme. * Robotik sistemlerde algılama, planlama, güvenlik, insan-robot etkileşimi ve sistem entegrasyonu gerçekleştirme. * PLC, endüstriyel haberleşme, otomasyon mimarisi ve akıllı üretim sistemlerinde görev alma. * Yapay zekâ destekli karar sistemleri, sensör füzyonu ve veri tabanlı kontrol uygulamalarını mühendislik bağlamında kullanma. * Medikal cihaz, otomotiv, savunma, tarım teknolojileri, mobil robotlar, otonom sistemler ve akıllı makineler gibi sektörlerde disiplinler arası tasarım sorumluluğu üstlenme.
Odanın üstlenebileceği görevler * Mesleki yetkinlik sınırlarını ve uygulama alanlarını tanımlamak. * Gömülü sistemler, robotik, otomasyon, yapay zekâ destekli kontrol ve akıllı üretim gibi alanlarda sürekli mesleki gelişim programları düzenlemek. * Üniversiteler, sanayi ve kamu kurumları arasında ortak mesleki standart dili oluşturmak. * Mekatronik mezunlarının imza, sorumluluk, sertifikasyon ve uzmanlık alanlarını bilimsel ölçütlerle tartışmaya açmak. * Mevcut odalarla çatışmadan, arayüz disiplinlerinde tamamlayıcı uzmanlık ve temsil mekanizması geliştirmek. * Türkiye’nin yüksek teknoloji üretim kapasitesine insan kaynağı, standart ve etik sorumluluk bakımından katkı sağlamak.
Burada önemli olan, oda tartışmasını “yetki kontrolü” veya “alan paylaşımı” meselesine indirgememektir. Mesele, modern mühendislik ürününün hangi bilgi setini gerektirdiğini ve bu bilgi setinin hangi kurumsal yapı içinde sürdürülebilir biçimde geliştirilebileceğini doğru okumaktır. Veriler, bu bilgi setinin giderek mekatronik bir karakter kazandığını göstermektedir.
Sonuç Modern makinenin tarihi, mekanik düzenekten mekatronik sisteme doğru ilerleyen bir dönüşüm tarihidir. Transistor, entegre devre, mikroişlemci ve görüntü sensörleriyle başlayan yarı iletken devrimi; otomobili yazılım kontrollü bir siber-fiziksel sisteme, fotoğraf makinesini dijital görüntüleme platformuna, üretim hattını robotik ve veri odaklı bir akıllı üretim ortamına dönüştürmüştür. Bu süreçte klasik mekanik bilgi ortadan kalkmamış; fakat tek başına yeterli olmaktan çıkmıştır. Otomotivde elektronik maliyet payının 1960’larda birkaç yüzde düzeyinden 2010’da %35’e yükselmesi, modern araçlarda 70-100 ECU ve yaklaşık 100 milyon satır yazılım kodundan söz edilmesi, kamerada 1999’da %13,1 olan dijital sevkiyat payının 2007’de %99,2’ye ulaşması, robotik sistemlerin küresel ölçekte milyonlarca kurulu bir stoka erişmesi ve ABET’in mekatronik/robotik programlarını ayrı bir ölçüt altında tanımlaması, bu dönüşümün yalnızca sezgisel değil, ölçülebilir olduğunu ortaya koymaktadır. Küresel rekabet de aynı yönde ilerlemektedir. Çin ve Hindistan’ın milyonlar düzeyinde bilim ve mühendislik mezunu üretmesi, Çin’in inovasyon ve patent göstergelerinde yükselmesi, yapay zekâ patentlerinde yeni güç merkezlerinin ortaya çıkması ve World Economic Forum’un AI, robotik, otomasyon ve dijital becerileri iş gücü dönüşümünün başlıca unsurları arasında göstermesi; Türkiye’nin mühendislik mesleklerini geleceğin ihtiyaçlarına göre yeniden değerlendirmesini zorunlu kılmaktadır. Matbaa örneğinde olduğu gibi, teknolojik dönüşümlerin doğurduğu ilk refleks çoğu zaman meslekî kaygı ve yetki endişesidir. Fakat tarih, uzun vadede teknolojinin yalnızca bazı işleri ortadan kaldırmadığını; aynı zamanda daha çok uzmanlık, daha çok iş bölümü ve daha yüksek verimlilik yarattığını gösterir. Mekatronik Mühendisleri Odası önerisi bu nedenle bir ayrışma veya çatışma projesi olarak değil, modern mühendislik gerçekliğine uygun bir uzmanlaşma ve kurumsallaşma ihtiyacı olarak okunmalıdır. Temel sonuç Sonuç olarak Mekatronik Mühendisleri Odası’nın kurulması, yalnızca belirli bir mezun grubunun mesleki temsil talebi değildir. Bu adım; modern makinenin elektronikleşmesi, yazılımlaşması, akıllılaşması ve küresel teknoloji rekabetinin uzmanlaşmış mühendislik formasyonlarına duyduğu ihtiyaç karşısında, Türkiye’nin vereceği kurumsal ve bilimsel bir yanıttır.
Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Başar Aka
İstanbul Bilgi Üniversitesi
Değerli görüş ve fikirleri için Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Başar Aka hocamıza teşekkür ederiz.
Kaynakça
ABET. (2025). Criteria for Accrediting Engineering Programs, 2025-2026. https://www.abet.org/accreditation/accreditation- criteria/criteria-for-accrediting-engineering-programs-2025-2026/
Adam Smith Works. (n.d.). The Wealth of Nations, Book I, Chapter 1: Of the Division of Labour. https://www.adamsmithworks.org/documents/chapter-1-of-the-division-of-labour
ASME & Autodesk. (2024). Industry 4.0 and Modernizing Manufacturing Education. https://www.asme.org/getmedia/087ef58d-0ddc- 47c9-9ea4-0b49684f796d/Industry-4-0-and-Modernizing-Manufacturing-Education.pdf
Camera & Imaging Products Association (CIPA). (2024). Total Shipments of Cameras and Interchangeable Lenses. https://www.cipa.jp/stats/documents/common/cr200.pdf
Computer History Museum. (n.d.). Invention of the Point-Contact Transistor. https://www.computerhistory.org/siliconengine/invention-of-the-point-contact-transistor/
Deloitte. (2021). New cybersecurity regulations challenge automobile manufacturers. https://www.deloitte.com/global/en/services/consulting-risk/blogs/new-cybersecurity-regulations-challenge-automobile- manufacturers.html
Geere, D. (2010). Matt Ridley observes ideas having sex. Wired. https://www.wired.com/story/ideas-having-sex-matt-ridley-steven- berlin-johnson/
Intel. (n.d.). The Intel 4004. https://www.intel.com/content/www/us/en/history/virtual-vault/articles/the-intel-4004.html
International Federation of Robotics (IFR). (2025). Global robot demand in factories doubles over 10 years. https://ifr.org/ifr-press- releases/news/global-robot-demand-in-factories-doubles-over-10-years
International Organization for Standardization (ISO). (n.d.). ICS 21: Mechanical systems and components for general use. https://www.iso.org/ics/21.html
Library of Congress. (2023). Ibrahim Müteferrika, First Muslim Printer of the Ottoman Empire. https://blogs.loc.gov/law/2023/08/ibrahim-muteferrika-first-muslim-printer-of-the-ottoman-empire/
McGill University Engineering Design. (n.d.). Off-the-shelf Components. https://www.mcgill.ca/engineeringdesign/step-step-design- process/design-definitions-and-terminology/shelf-components
Mekatronik Mühendisleri Derneği. (2025). Mekatronik Çağı Başladı: Türkiye, Yeni Sanayi Devrimini Kaçırmamalı | M. Abdullah Özver. https://mekatronik.org.tr/blog/2025/11/18/mekatronik-cagi-mekmo-abdullah-ozver/
National Center for Science and Engineering Statistics (NCSES). (2024). Higher Education in Science and Engineering. Science and Engineering Indicators 2024. https://ncses.nsf.gov/pubs/nsb20243/figure/5
Ridley, M. (2010). The Rational Optimist: How Prosperity Evolves. Harper.
Schwartz, K. A. (2017). Did Ottoman Sultans Ban Print? Book History, 20, 1-39. https://doi.org/10.1353/bh.2017.0000
Smithsonian National Museum of American History. (n.d.). Jack Kilby’s Integrated Circuit. https://americanhistory.si.edu/collections/object/nmah_689592
TED. (n.d.). Matt Ridley: Rational optimist. https://www.ted.com/speakers/matt_ridley
The Printing Presses of Istanbul (1453-1839). History of Istanbul. https://istanbultarihi.ist/668-the-printing-presses-of-istanbul-1453- 1839
WIPO. (2024). World Intellectual Property Indicators 2024. https://www.wipo.int/edocs/pubdocs/en/wipo-pub-941-2024-en-world- intellectual-property-indicators-2024.pdf